4 Mayıs 2009 Pazartesi

Top Ve Ramos


Hiç mi insafın yok senin kardeşim! Tam 6 defa girdin bizim Casillas'ın kaleye. Maç içinde seni bir kere bile göremedik, sakladılar seni bizden. Belki biraz korkarsın diye bizim Lassana'yı oynattım oda işe yaramadı. Bak bu konuştuklarımız aramızda kalacak, futbolcularıma seninle nasıl oynandığını öğreticem sende akıllı ol.... Bir dahada görmeyeyim öyle 6 falan...!

Düşersem Yanarım!


Allah düşürmesin... Gittiğin her klüpte sorun oldun Cisse. Hiçbir zaman dünya starı olmadın, olamayacaksında. 2. veya 3. sınıf klüplerde bile sezonda 12-13 golü zor atıyorsun senden bi cacık olmaz....

Fabio Mamerto Cannavaro


Büyük kaptan, sonunda Juventus'la anlaşmaya vardı. Önümüzdeki yıl tekrar Seri A'da oynamaya karar verdi. 36 yaşındaki Mamerto benim için her zaman dünyanın gelmiş geçmiş en iyi defansıdır. Zaten İtalya'daki takımımda Juventus. Ayrıldığı zaman çok üzülmüştüm ama yuvaya geri döndü. Seneye banko ilk 11 oynar, Buffon-Del Piero-Mamerto sazı eline alır bu takım şampiyon olur.

Helal Olsun Size


Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Şampiyonlar Ligi final karşılaşmasında Almanya temsilcisi RSC Rollis Zwickau takımını 82-73 mağlup ederek Şampiyonlar Ligi Şampiyonu oldu. Üst üste 2. defa bu başarıyı elde eden takımımız, futbolda yaşadığımız berbat sezonu biraz olsun bizlere unutturarak yüzümüzü güldürdü.
Bu arada bu sezon Avrupa'daki 2.kupamız oldu =) Kıskananlar çatlasın....

The Greens

''2008-2009 EUROLEAGUE ŞAMPİYONU PANATHİNAİKOS''

Hoşgeldiniz



Vestel Manisaspor ve Diyarbakırspor Bank Asya 1.Liginde, ilk 2 sırayı elde edip Turkcell Super Lige yükseldiler. Tebrikler....

3 Mayıs 2009 Pazar

Beşiktaş-Fenerbahçe


Hafta boyunca arkadaşlarımla muhabbet ederken, bu maçın nasıl sonuçlacağını konuşurken, hep Fenerbahçe'nin kazanacağını söylemiştim. Çoğu kişide asla böyle birşeyin olmayacağını savunmuştu. Hatta Beşiktaş'ın yenmekle kalmayıp fark atacağını söyleyenlerde vardı! Alex,Lugano,Edu'nun olmaması, Fenerbahçe'nin ligin amaçsız takımı olması, bu seneki havasının tamamen bozuk olması insanların insanları böyle düşündürüyordu heralde.

Beşiktaş'ın bu tür maçlarda strese girdiğini biliyordum. Şampiyonluk havasına girdiği senelerde en kilit maçını kaybedip yarıştan uzaklaşıyorlardı. Neyse maça dönelim...


Ligde hiçbir amacı olmayan, prestij için sahaya çıkan, kilit adamlarından yoksun, kaybedecek hiçbirşeyi olmayan bir Fenerbahçe....


Saatler önce Sivas'ın kaybetmesiyle iyice havaya giren Beşiktaş.


Beşiktaş'ın üzerindeki stres vardı. Pas yapamayan, pozisyona giremeyen, kötü bir futbol sergileyen, isteksiz bir Beşiktaş vardı sahada. (Ekrem Dağ hariç ). Fenerbahçe, sezonun en iyi topunu oynadı ve dün gece Barcelona takımı izlemiş gibiydiler =). Fenerbahçe, Sürekli tek top yaparak rakibine topu göstermedi. Yakaladığı pozisyonlarıda iyi değerlendirdi. Guiza'nın klas golüyle öne geçti, savunmayı çok sıkı tuttu ve oyunu kilitedi. Ardından 2.golü bulunca dahada rahatladı diyecekken Aragones devreye girdi ve Beşiktaş'lı futbolculara adeta ''Bakın ben bu değişiklikleri yapıyorum, biraz oynayın yenin bizi'' dedi. Fakat Beşiktaş aynı tas aynı hamamdı. Holosko'nun kişisel becerisi ile kaydettiği gol biraz olsun taraftarları umutlandırdı. Biraz mücadele edip havaya girselerdi karambolden gol bile bulabilirlerdi. Ama o isteksizlik devam etti ve Fenerbahçe maçı kazandı. ( Ekrem Dağ hariç )


Beşiktaş'ın bu hafta şanslı olduğunu düşünüyorum. Hala şampiyonluk şansları var. Eğer bugün Sivas kazansaydı, aradaki puan farkı 4'e çıkacaktı ve işler iyice çıkmaza girecekti.


Ama bence.... '' BU SENE ŞAMPİYON ANADOLU'DAN''